Elektrik
Elektrik İle İlgilenen Bilim Adamları Kimlerdir? Elektrik olaylarını inceleyen ilk bilim insanı kimdir?

Elektrik ile İlgilenen Bilim Adamları

Elektriği meydana getiren ve yüklerin akışı ile ortaya çıkan elektrik olayı, antik çağlardan beri bilinmekte ve araştırılmaktadır. Elektrik bilimi, antik çağlardan bu yana geçen yüzyıllar boyunca yapılan çalışmaların neticesinde günümüzdeki konumuna ulaşmıştır. Bu nedenle elektriğin mucidi veya kaşifi olarak tek bir kişiyi göstermek mümkün değildir. Elektrik, içerisinde pek çok farklı kavram barındıran son derece geniş çaplı bir bilimdir. Bunların her birinin keşfedilmesinde ve kullanılabilir hale getirilmesinde çok sayıda bilim insanının payı bulunur.

Elektrik ile İlgilenen Bilim Adamları Sayfa Özeti

Elektriğin ilk keşfi, antik insanlar tarafından elektrikli yılan balığının farkına varılmasıyla gerçekleşti. Bu balığın görülmesiyle birlikte elektriği işaret eden ilk yazı, milattan önce 2750 yılında yazılmış bir gemi seyir defterinde kaleme alındı. Ek olarak çok sayıda antik düşünür ve yazar, çeşitli balıklardan kaynaklanan elektrik etkisinin hissizleştirici etkisi olduğu noktasında görüş bildirdi.

İletkenler vasıtasıyla bu şokun başka yerlere de yayılabileceği de antik çağlardan beri biliniyordu. Milattan önce 600 yıllarına gelindiğinde filozof Thales tarafından durağan elektriğe ilişkin bazı gözlemler yapıldı. Kehribar taşının sürtünme sonrasında bazı nesneleri çektiğini gözlemleyen Thales bunu manyetizmayla ilişkilendirdi ancak gelecekte bu durumun elektrikle manyetizma arasındaki bağlantıdan ortaya çıktığı anlaşıldı.

Elektriğin teorik olarak anlaşılması ve üzerinde daha ciddi deneyler yapılması ise 16. yüzyıldan sonrasına denk gelir. Elektrikle ilgili yoğun araştırmalarda bulunan Benjamin Franklin, 1752 yılında yaptığı deneyde elektrik yüklerinde bulunan artı ve eksi uçları keşfetti. Bu keşifle birlikte elektriğin anlaşılması ve kullanılması çok daha mümkün hale geldi. Elektrikle ilgili çalışmalar 17. yüzyıldan itibaren yoğunlaşarak 1821 yılında Michael Faraday tarafından elektrik motorunun icadıyla bambaşka boyut kazandı. Sanayi devrimi başta olmak üzere tüm teknolojik tarihi doğrudan etkileyen elektrik, günümüzde günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldi.

1. Georg Simon OHM

16 Mart 1789 tarihinde günümüzde Almanya topraklarında yer alan Kutsal Roma İmparatorluğu’nda dünyaya gelen Georg Simon Ohm, Alman bir matematikçi, fizikçi ve öğretmendir. Babası bir çilingir olan Ohm, 1806 yılında henüz 17 yaşındayken İsviçre’de üniversite okumaya ve öğretmenlik yapmaya başladı. Ohm, kendi kurmuş olduğu bir düzeneği kullanarak voltaj ile akım arasındaki orantıyı keşfetti. Ohm kanunu olarak literatüre geçen bu keşif, bir iletken üzerinden geçen akımın iletken üzerindeki voltajla doğru orantılı olduğunu ifade eder. Bu kanun kapsamında elektrik akımına uygulanan direnç, Georg Simon Ohm’un soyadı olan OHM ile ifade edilir. Günümüzde OHM birimi, direnci ifade etmek için kullanılan bir birimdir. OHM birimi çeşitli formüllerde omega işareti (Ω) ile gösterilir. Georg Simon OHM, 1854 yılında Almanya’nın Münih kentinde yaşamını yitirmiştir. Mezarı ise Münih’te yer alan Alter Südfriedhof mezarlığında bulunmaktadır. 

2. Nikola Tesla

10 Temmuz 1856 tarihinde o günkü Avusturya İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan günümüzdeki Hırvatistan’ın Smijan kentinde dünyaya gelen Nikola Tesla, Sırp – Amerikalı mühendis ve mucittir. Alternatif akımın bulunmasına ve yaygınlaşmasına büyük katkıları olan Nikola Tesla, gençlik yıllarında fizik ve elektrik üzerine eğitim almıştır. 1884 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne giden Tesla, patentini alabileceği çeşitli cihaz ve makineler üzerinde çalıştı. 1960 yılında yapılan Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansında manyetik alanın yoğunluğunu ifade etmek için kullanılan birime Tesla adı verildi. Önceleri kullanılan doğru akımdan (DC) çok daha verimli çalışan alternatif akımın mucidi ve savunucusu olan Nikola Tesla, “akım savaşları” adı verilen yasal süreçlerde adı geçen bir numaralı isimdi. Alternatif akım ve manyetik alan yoğunluğunun yanı sıra radyo, uzaktan radyo kontrolü, telsiz, kozmik ses dalgaları ve vericiler alanında da çalışmalar yapan Nikola Tesla, iyonosfer tabakasının sinyal iletmede kullanılabileceğini ileri süren ve kanıtlayan kişidir. Nikola Tesla, 7 Ocak 1943 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde kaldığı otelde kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi. Mezarı New York’ta bulunan Ferncliff Mezarlığında bulunmaktadır.

3. Hendrik Casimir

15 Temmuz 1909 tarihinde Hollanda’nın Lahey kentinde dünyaya gelen Hendrik Casimir, Hollandalı bir fizikçidir. Teorik fizik alanındaki doktorasını 1931 yılında Leiden Üniversitesinden alan Casimir, aynı üniversitede 1938 yılında profesör olmuştur. Isı iletimiyle elektrik iletimini aktif bir şekilde inceleyen ve bunlar üzerine deneyler yapan Casimir, millikelvin biriminde sıcaklık tespiti yapılabilmesi konusunda katkılar sunmuştur. 1948 yılında sonradan kendi adıyla anılacak olan Casimir etkisini keşfeden yapan Hendrik Casimir, etkiyi ancak 1997 yılında ölçebilmiştir. Casimir etkisi, yük barındırmayan boş bir ortamda birbirine çok yakın duran iki metal plaka arasında hiçbir bağlantı veya itici güç olmaksızın meydana gelen kuantum vakum dalgalarının meydana getirdiği bir güçtür. Boşluğa veya su içerisine birbirine çok yakın şekilde konumlandırılan iki metal plaka, bir süre sonra kuantum vakum dalgalanmaları sebebiyle birbirlerine temas eder. Bu duruma neden olan etkiye ise Casimir etkisi adı verilmiştir. Hendrik Casimir, 4 Mayıs 2000 tarihinde 90 yaşındayken yaşamını yitirdi.

4. Alessandro Giuseppe Antonio Anastasio Volta

18 Şubat 1745 tarihinde İtalya’nın Como kentinde dünyaya gelen Alessandro Giuseooe Antonio Anastasio Volta, İtalyan fizikçi ve kimyagerdir. 1774 yılında Kraliyet Okulunda fizik profesörlüğüne başlayan Volta, 1775 yılında statik elektrik üreten elektroforu geliştirmesiyle tanınmaya başladı. 1776 ile 1778 yılları arasında gazlar ve yanıcı hava üzerine çalışmalar yapan Volta, metan gazını keşfetmiştir. 1799’da Volta pilini icat ederek büyük bir buluşa imza atan Volta, o zamana kadar olan elektriğin yalnızca canlılar tarafından üretilebileceğine dair herkesçe kabul edilen teoriyi çürüttü. Elektrik üretiminin yapılmasına ve elektriğin kısmen de olsa taşınmasına büyük katkılar sunan Volta, elektrik ve elektrik biliminin öncülerinden birisi olarak kabul edilir. 5 Mart 1827 tarihinde 82 yaşında yaşamını yitiren Alessandro Volta, Como kentinde yer alan ve kendi adının verildiği bir bölge olan Camnago Volta’daki mezarlığa defnedildi.

5. André Marie Ampere

20 Ocak 1775 tarihinde Fransa’nın Lyon kentinde dünyaya gelen André Marie Ampère, Fransız matematikçi ve fizikçidir. Rönesans döneminde zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ampere, çocukluk ve gençlik yıllarını Poleymieux au Mont d’Or’ kentinde yer alan aile mülklerinde geçirdi. O dönemde özellikle elit kesim tarafından benimsenen resmi eğitim yerine özel ve doğadan eğitim modeliyle kendi evlerindeki büyük kütüphanede eğitim gördü. Henüz 12 yaşında ileri seviyede matematik bilgisine sahip olan Ampere, şiir, felsefe ve doğa bilimleriyle ilgilendi. Babası 24 Kasım 1793 tarihinde Rönesans Devrimi sırasında giyotinle idam edildi. 1799 yılında matematik öğretmenliğine başlayan Ampere, 1819 yılında Paris Üniversitesinde dersler vermeye başladı. 11 Eylül 1820 tarihinde yaptığı bir deney sırasında Volta pili aracılığıyla üzerinden elektrik akımı geçen bir iğnenin manyetikleşme özelliği gösterdiğini keşfetti. Elektromanyetizma kavramını ortaya koyan ilk kişilerden biri olan Andre Marie Ampere, elektrikte akım için kullanılan Amper (A) birimine adını vermiştir. Ampere, 10 Haziran 1836 tarihinde Fransa’nın Marsilya kentinde akciğer hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Naaşı ise ölümünden 33 yıl sonra Paris’e getirilerek Montmartre Mezarlığında defnedilmiştir.

6. Michael Faraday

22 Eylül 1791 tarihinde İngiltere’nin Londra kentinde dünyaya gelen Michael Faraday, İngiliz fizikçi ve kimyagerdir. Yalnızca temel okul eğitimi almış olan Faraday, 14 yaşında bir ciltçide çırak olarak çalışmaya başladı. Burada ciltlenmek üzere getirilen kitaplarla kendisini geliştirmeye başlayan Faraday, özellikle elektriğe karşı ayrı bir ilgi duyuyordu. 20 yaşına geldiğinde ünlü mucitlerden Humphry Davy’nin derslerine katılmaya başlayan Faraday, onun yardımcılığını yapmaya başladı. Bir çalışma sırasında Davy’nin yara alması sebebiyle bir süreliğine Humphry Davy’nin işlerini yürüttü. Bu olaydan sonra İngiliz Kraliyet Enstitüsünden teklif alarak asistan olarak çalışmaya başladı. 1832 yılında Oxford Üniversitesinden fahri doktora alan Michael Faraday, elektromanyetik indükleme, elektrik motoru, elektroliz ve bisiklet dinamosu gibi keşif ve icatların sahibidir. Faraday kafesi, en çok bilinen çalışmalarından biridir. Elektromanyetik indükleme ve elektrik motoru ile elektrik biliminde çığır açan Faraday, 25 Ağustos 1867 tarihinde İngiltere’nin Molesey kentinde yaşamını yitirdi. Mezarı Londra’da yer alan Highgate Mezarlığında bulunmaktadır.

7. Thomas Edison

11 Şubat 1847 tarihinde ABD’nin Ohio eyaletinin Milan kentinde dünyaya gelen Thomas Edison, Amerikalı girişimci, iş adamı ve mucittir. Çok az eğitim almış olan Edison, çocuk yaşlarda öğrenme zorluğu nedeniyle okulundan uzaklaştırılmıştır. Gençlik yıllarının bir döneminde Cooper Union Yüksekokulunda da bir süre eğitim alan Edison’un herhangi başka bir eğitimi bulunmamaktadır. Çocuk yaşlardan beri teknolojiye büyük hayranlık duyan Edison, evde küçük çaplı deneyler yaparak saatlerini geçirirdi. Edison, aydınlatma sistemleri üzerine odaklanan çalışmalarıyla ünlüdür. Doğru akım (DC) kullanarak bir cam fanusun içinde yer alan iki iletkenin parlamasını sağlamak amacıyla 6 binden fazla deneme yaptığı bilinir. 1879 yılında elektrikli ampulü icat eden Edison, film, fotoğraf, ses kaydı ve iletişim konusunda da pek çok icat yaparak patentini almıştır. Yalnızca ABD’de 1093 patenti olduğu bilinen Thomas Edison, dünyanın en çok patente sahip insanlarından bir tanesidir. 18 Ekim 1931 tarihinde ABD’nin New Jersey eyaletinde yaşamını yitiren Edison’un mezarı ise Llewellyn Park Mezarlığında yer almaktadır.

8. Charles Proteus Steinmetz

9 Nisan 1865 tarihinde günümüzdeki Polonya’nın Wroclaw kentinde dünyaya gelen Charles Proteus Steinmetz, Amerikalı mühendis ve matematikçidir. 1883 yılında Breslau Üniversitesinde lisans eğitimine başlayan Steinmetz, 1888 yılında doktorasını tamamlamak üzereyken sosyalist bir gazete için yazdığı makaleler sebebiyle hakkında soruşturma açılınca tutuklamadan kaçmak için eğitimini bırakarak Zürih’e gitti. Steinmetz, alternatif akımın gelişmesine ve yaygınlaşmasına yaptığı katkılarla bilinir. Pek çok transformatör geliştirerek patentini alan Steinmetz, 1894 yılında General Electric’in hesaplama departmanını yönetti. Alternatif akım histerezis teorisi, alternatif akım kararlı durum devre teorisi ve alternatif akım geçici teorisiyle alternatif akım alanına önemli katkılar yapan Steinmetz, 26 Ekim 1923 tarihinde New York’ta yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca cücelik ve kamburluk gibi beden rahatsızlıkları ile mücadele etmiş olan Steinmetz’in mezarı New York’ta yer alan Historic Vale Mezarlığında bulunmaktadır.

9. William Stanley, Jr.

28 Kasım 1858 tarihinde ABD’nin Brooklyn kentinde dünyaya gelen William Stanley Jr., Amerikalı bir fizikçi ve mucittir. 1881 yılında Yale Üniversitesinden mezun olan Stanley Jr., kariyerine elektrik işleriyle başladı.  Philadelphia’da bulunan bir mağazanın elektrik tesisatını tasarlayan Stanley Jr., eyaletteki ilk elektrik tesisatını kuran kişiydi. 1885 yılında bir alternatif akım transformatörü icat etti. Bu transformatör, günümüzde kullanılan modern transformatörlerin öncüsüdür. 1886 yılında Stanley Jr., yüksek voltaja sahip alternatif akım iletim sistemleri kurdu. 1890 yılında Stanley Elektrik Üretim Şirketi’ni kuran Stanley Jr., 1903 yılında General Electric’in hissedarı oldu. Stanley Jr., yalnızca elektrik alanında değil başka alanlarda yaptığı çalışmalarla da çok sayıda buluşa imza attı. Günümüzde popüler bir şekilde kullanılan vakumlu termos şişeleri, Stanley Jr.’ın icadına dayanmaktadır. Tamamen çelikten üretilen ilk vakum şişesinin patentini 1913 yılında alan Stanley Jr., kariyeri boyunca çeşitli alanlarda toplamda 129 patent almıştır. 14 Mayıs 1916’da ABD’nin Massachusetts eyaletine bağlı Great Barrington kentinde yaşamını yitiren Stanley Jr.’ın mezarı aynı kentte yer alan Mahaiwe Mezarlığında bulunmaktadır.

10. Thomas Murray

21 Ekim 1860 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Albany kentinde dünyaya gelen Thomas Murray, Amerikalı iş adamı ve mucittir. 12 kardeşi olan Murray, henüz 9 yaşındayken babasını kaybetti. Ailesine bakmak için eğitimini yarıda bırakarak üç işte aynı anda alışmaya başlayan Murray, 1875 yılında döküm ve makine işlerinde çıraklık yaptı. 1881 yılında su işlerinin baş mühendisi olarak çalışmaya başlayan Murray, 1887 yılında Albany Belediyesi’nin elektrik santralini işletmek üzere görevlendirildi. New York’un elektriğini tesis eden üç elektrik santralinden birinin sorumlusu olan Murray, daha sonra bölgedeki tüm Edison şirketlerinin sorumlusu oldu. Elektrik santrallerinden ampule, sigorta sistemlerinden selektöre kadar pek çok cihazı geliştiren veya katkı sunan Murray, 21 Ağustos 1929 tarihinde ABD’nin Southampton kentinde 69 yaşında yaşamını yitirdi. Mezarı New York’ta bulunan Calvary Mezarlığında yer almaktadır.

11. Frank Sprague

25 Temmuz 1857 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Milford kentinde dünyaya gelen Frank Sprague, Amerikalı bir mucittir. Aslen deniz subayı olan Sprague, 1874 yılında ABD Deniz Harp Okuluna girdi. 1878 yılında buradan mezun olduktan sonra iki yıl boyunca denizlerde görev yapan Sprague, ilgili olduğu elektrik üzerine çalışmalar yapmaya başladı. 1883 yılında Edison için çalışmaya ikna olarak subaylıktan istifa etti. Ancak görevinden de maaşından da memnuniyet duymuyordu. 1884 yılında buradan ayrılarak kendi şirketini kurmaya karar verdi. 1886 yılında kendi şirketi bünyesinde kıvılcım çıkartmayan ve sabit hıza sahip olan bir motor üretti. Rejeneratif frenleme yapabilen bu motor, yepyeni bir buluştu. Ayrıca değişen yüke rağmen sabit çalışma hızına sahip olan ilk motor buydu. Bu buluşuyla asansörlerin ve elektrikli trenlerin geliştirilmesinin önünü açan Sprague, 25 Ekim 1934 tarihinde ABD’nin Manhattan kentinde 77 yaşındayken yaşamını yitirdi. Mezarı ABD’nin Virginia Eyaletinde bulunan Arlington Ulusal Mezarlığında yer almaktadır.

12. Zénobe Theophile Gramme

4 Nisan 1826 tarihinde Belçika’nın Amay kentinde dünyaya gelen Zénobe Theophile Gramme, Belçikalı bir elektrik teknisyenidir. Çocukluk yıllarından beri el sanatlarına yetenekli ve ilgili olan Gramme, kısa süren okul hayatından sonra marangozluğa başladı. 1850’lerde Paris’e taşınmaya karar veren Gramme, burada çeşitli elektrikli cihaz ve ekipmanlar üreten bir şirkette model tasarımcısı olarak işe başladı. Marangozluğun yanında teknolojiye olan ilgisi de bu işle birlikte artmaya başlayan Gramme, kendi yaptığı çalışmalarla bir dinamo üretti. Bu cihazı geliştirmek ve satmak için Hippolyte Fontaine ile ortak olarak bir fabrika açtı. Armatür ve benzeri cihazlar üreten Gramme, kendi adını taşıyan ve doğru akım üreteci olarak çalışan Gramme dinamosunu 1873 yılında Viyana’daki bir sergide sergiledi.  Zénobe Theophile Gramme, 20 Ocak 1901 tarihinde Fransa'nın Bois-Colombes kentinde yaşamını yitirdi. Mezarı Paris’te yer alan Père Lachaise mezarlığında bulunan Gramme, 2005 yılında BBC tarafından yapılan en önemli 100 Belçikalı listesinde 23. sırada yer almıştır.

13. Charles Francis Brush

17 Mart 1849 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlı Ohio Eyaletinin Euclid kentinde dünyaya gelen Charles Francis Brush, Amerikalı bir iş adamı ve mucittir. Henüz 12 yaşında iken statik elektrik makinelerini inceleyen ve bunlarla ilgili araştırma ve çalışmalar yapmaya başlayan Brush, gençlik yıllarında kendi çiftliklerinde bulunan boş alanları atölyeye dönüştürerek elektrikle ilgili çeşitli deneyler yaptı. Lisedeyken dünyadaki ilk ark lambasını icat eden Brush, 1867 yılında onur derecesi alarak mezun olurken yaptığı konuşmada gücün korunumu üzerine mesajlar verdi. O dönemde üniversitelerde elektrik mühendisliği gibi bölümler olmadığı için maden mühendisliğini tercih eden Brush, 1880 yılında Western Reserve Üniversitesinden doktora derecesini aldı. Ark lambalarıyla ilgili çok sayıda patent alan Brush, kamusal alanların aydınlatılmasında önemli role sahiptir. Pek çok şehrin ışıklandırma sistemleri için belediyelere ark lambası satan Brush, 1893 yılında New York sokaklarının aydınlanmasını sağlayan 1500 ark ışığının üreticisi konumundaydı. 1888 yılında dünyanın otomatik çalışan ilk rüzgar türbinini geliştiren Brush,15 Haziran 1929 tarihinde Ohio’nun Cleveland kentinde yaşamını yitirdi. Mezarı Ohio’da yer alan Lake View Mezarlığında bulunmaktadır.

14. Lee de Forest

26 Ağustos 1873 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlı Iowa Eyaletinin Council Bluffs kentinde dünyaya gelen Forest, Amerikalı bir mucittir. 1891 yılında Mount Hermon Erkek Okuluna giderek üniversiteye hazırlanmaya başlayan Forest, 1893 yılında Yale Üniversitesine girdi. Gençlik çağlarından beri ürettiği çeşitli cihazlarla yarışmalara katılan Forest, 1896 yılında lisansüstü eğitime başladı. 1898 yılında başlayan İspanyol – Amerikan savaşına katıldıktan sonra 1899 yılında doktorasını aldı. Radyonun babası olarak bilinen Forest, radyo dalgalarının gelişiminde ve kullanımında ortaya koyduğu büyük katkılarıyla bilinir. Radyo ile ilgili olarak “görünmeyecek kadar soyut ancak granit kadar sağlam bir gök imparatorluğu keşfettim” sözleriyle radyo teknolojisinin önemine vurgu yapan Forest’ın dünya çapında 300’ü aşkın patenti olduğu bilinmektedir. 30 Haziran 1961 tarihinde Holywood’da yaşamını yitiren Forest’ın mezarı ise Kaliforniya’da yer alan San Fernando Mezarlığında bulunmaktadır.

15. Franz Maria Aepinus

13 Aralık 1724 tarihinde Almanya’nın Rostock kentinde dünyaya gelen Aepinus, matematikçi ve fizikçidir. Matematik ve fizikten önce bir süre tıp eğitimi almaya başlayan Aepinus, daha sonra bu işin kendisine göre olmadığını düşünerek matematik ve fizik alanına yönelmiştir. 1755 yılında Berlin Akademisine giren Aepinus, Berlin’de yer alan gözlem evinin sorumlusu olarak görev yapmaya başladı. Elektrik ve manyetizma alanındaki çalışmalarıyla bilinen Aepinus, matematiğin bu alanlardaki kullanımıyla ilgili çalışmalar da yapmıştır. Bu alandaki ilk çalışması ise 1759 yılında yayınlanmıştır. 1761 yılında İsveç Kraliyet Bilimler Akademisine seçilen Aepinus, 1764 yılında Rusya’nın kriptografik birimlerinin başına getirildi ve emekli olana kadar burada çalışmaya devam etti. 1798 yılında emekliye ayrılan Aepinus, 10 Ağustos 1802 yılında yaşamını yitirdi. Mezarı ise günümüzde Estonya sınırları içinde yer alan Raadi Mezarlığında bulunmaktadır.

16. Alexander Graham Bell

3 Mart 1847 tarihinde İskoçya’nın Edinburgh kentinde dünyaya gelen Alexander Graham Bell, İskoç bir mucittir. Çocukluğundan beri çeşitli aletler icat etmek için ufak çaplı çalışmalar yapmaya ilgili olan Bell, hiçbir eğitim almadan piyano çalmayı öğrendi ve ustalaştı. Alexander Graham Bell henüz 12 yaşındayken annesi işitme güçlüğü çekmeye başladı ve sağırlaşma süreci giderek ağır bir hal almaya başladı. Annesinin bu durumundan derinden etkilenen Bell, akustik çalışmalarla annesine ses duyurmaya çalıştı. Tıpkı annesi gibi karısı da sağır olan Bell, hayatının büyük bölümünü işitme cihazları üzerine yaptığı çalışmalarla geçirmiştir. İşitme cihazı geliştirmek için yaptığı çalışmalar, 1876 yılında telefonun patentine layık görülmesiyle sonuçlandı. Alexander Graham Bell, telefon icadını aslında çalışmasının gerçek amacı olan işitme cihazlarına ihlal olarak nitelendirdi ve çalışmalarında telefon kullanmayı reddetti. Kısa bir zaman içerisinde ünlü birisi haline gelen Bell, Oxford Üniversitesine konuk profesör olarak davet edildi. İşitme engelli olan annesinin ve eşinin sesler duymasını sağlamak amacıyla yaptığı çalışmalar sırasında ses kaydı gerçekleştirmeyi başaran Bell, gramofonu icat etti. Gramofondan elde ettiği tüm geliri işitme engelliler için çalışmalar yapan kurumlara harcayan Alexander Graham Bell, yaşamının bir döneminde National Geographic dergisinin yöneticiliğini de üstlenmiştir. Çok sayıda patenti bulunan Alexander Graham Bell, 2 Ağustos 1922 tarihinde Beinn Bhreagh’da yaşamını yitirdi. Mezarı aynı şehirde bulunan Beinn Bhreagh Mezarlığında yer almaktadır.

17. Burhanettin Sezerar

1886 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Burhanettin Sezerar, Türk elektrik mühendisidir. Liseyi Galatasaray Lisesinde okuyan Sezerar, daha sonra yükseköğretim görmek için yut dışına gitmiştir. 1911 yılında Sorbon Üniversitesine giren Sezerar, Paris Yüksek Elektrik Mühendis Mektebi ve Paris Yüksek Telsiz Telgraf Mektebini de bitirmeyi başarmıştır. Üsküdar ve Kısıklı arasına inşa edilen tramvay hattının başmühendisi olarak görev yapan Sezerar, özellikle İstanbul’daki pek çok elektrik altyapısının kurulmasında büyük katkısı olan bir isimdir. Yüksek Mühendis Mektebi’nin İstanbul Teknik Üniversitesi haline gelmesinden sonra burada açılan Elektrik Fakültesi’nde dersler vermeye başlayan Burhanettin Sezerar, elektriğin ülke geneline yayılmasında, şehir ve kasabalara dağıtılmasındaki projelerin hazırlayıcısı ve yürütücüsü olarak görev yapmıştır. Dolmabahçe Sarayı ile İstanbul’da yer alan pek çok eski caminin elektrik tesisatları Burhanettin Sezerar önderliğinde kurulmuştur. Burhanettin Sezerar, 28 Mayıs 1953 tarihinde İstanbul’da yaşamını yitirmiş ve burada defnedilmiştir.

18. Charles Algernon Parsons

13 Haziran 1854 tarihinde İngiltere’nin Londra kentinde dünyaya gelen Charles Algernon Parsons, İngiliz-İrlandalı bir mucit ve mühendistir. İrlanda’da bulunan aile evinde özel eğitimler alarak yetiştirilen Parsons, daha sonra Dublin Trinity Kolejinde okumaya başladı. Ardından Cambridge’e giden Parsons, burada Saint John’s Kolejinde matematik eğitimi gördü ve buradan 1877 yılında onur derecesiyle mezun oldu. Babası bir kont olan Parsons, bir kontun oğlundan beklenmeyecek bir atılımla Newcastle’da yer alan bir mühendislik şirketinde çırak olarak göreve başladı. 1884 yılında yaptığı çalışmalar sonucunda bir türbin motoru üreten Parsons, bunu jeneratörde kullanmayı düşündü. Bunun için bir buhar türbini geliştiren Parsons, son derece ucuz bir şekilde elektrik üretmeyi başardı. 1889 yılında kendi şirketini kurarak burada kendi tasarladığı turbo jeneratörleri üretmeye ve satmaya başladı. Turbo jeneratörler kullanarak elektrik üreten ilk enerji santrali olma özelliğine sahip olan  Banks Power Station, Parsons’un çalışmaları sonucunda 1890 yılında kurulmuştur. 1897 yılında Parsons, buhar türbini ile çalışan ilk gemiyi tasarladı. Bu gemiyi diğer gemilerden yaklaşık 10 kilometre daha fazla hız yapabiliyordu. 1898 yılında Kraliyet Sosyetesinin bir üyesi olarak seçilen Parsons, 1911 yılında Şövalye ilan edildi. 1927 yılında Liyakat Nişanıyla onurlandırılan Parsons’a 1929 yılında ise Demir Çelik Enstitüsü tarafından Bessemer Altın Madalyası takdim edilmiştir. Charles Algernon Parsons, 11 Şubat 1931 tarihinde 76 yaşındayken yaşamını yitirdi. Mezarı İngiltere’de yer alan St. Bartholomew Churchyard Mezarlığında bulunmaktadır.

19. Charles François de Cisternay du Fay

14 Eylül 1698 tarihinde Fransa’nın Paris kentinde dünyaya gelen Cisternay du Fay, Fransız bir kimyagerdir. Camsı ve reçinemsi olmak üzere iki farklı türde elektriğin varlığını keşfeden Cisternay du Fay, bunları daha sonra negatif ve pozitif yükler olarak adlandırdı. Cisternay du Fay, yaşamının büyük bölümünü iletkenleri ve izolatörleri sınıflandırmak için harcamıştır. Hangi cisimlerin elektrik üretme ve iletme kabiliyetleri olduğunu tespit ederek nesneleri elektrikli veya elektriksiz olarak sınıflandırmıştır. Ayrıca Cisternay du Fay tarafından yapılan çalışmalar sonucunda elektriğin renkle bir bağlantısı olmadığı kanıtlanmıştır. Önceleri cisimlerin rengine bakarak iletken veya yalıtkan olduğuna dair çeşitli inanışlar bulunuyordu. Bu inanışlar Cisternay du Fay tarafından çürütülmüştür. Aynı yüke sahip nesnelerin birbirlerine itici güç uyguladığı ancak zıt yüklere sahip nesnelerin birbirini çektiği de ilk olarak Cisternay du Fay tarafından ortaya konulmuştur. 1723 yılında Fransız Bilimler Akademisi üyeliğine seçilen Cisternay du Fay, elektrikle ilgili tüm gözlemlerini 1734 yılında basılan bir makalede rapor etmiştir. Cisternay du Fay, 18 Temmuz 1739 tarihinde henüz 40 yaşındayken yakalandığı çiçek hastalığına yenik düşerek yaşamını yitirdi.

20. Charles Proteus Steinmetz

9 Nisan 1865 tarihinde günümüzdeki Polonya’nın Wroclaw kentinde dünyaya gelen Charles Proteus Steinmetz, Amerikalı mühendis ve matematikçidir. 1883 yılında Breslau Üniversitesinde lisans eğitimine başlayan Steinmetz, 1888 yılında doktorasını tamamlamak üzereyken sosyalist bir gazete için yazdığı makaleler sebebiyle hakkında soruşturma açılınca tutuklamadan kaçmak için eğitimini bırakarak Zürih’e gitti. Steinmetz, alternatif akımın gelişmesine ve yaygınlaşmasına yaptığı katkılarla bilinir. Pek çok transformatör geliştirerek patentini alan Steinmetz, 1894 yılında General Electric’in hesaplama departmanını yönetti. Alternatif akım histerezis teorisi, alternatif akım kararlı durum devre teorisi ve alternatif akım geçici teorisiyle alternatif akım alanına önemli katkılar yapan Steinmetz, 26 Ekim 1923 tarihinde New York’ta yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca cücelik ve kamburluk gibi beden rahatsızlıkları ile mücadele etmiş olan Steinmetz’in mezarı New York’ta yer alan Historic Vale Mezarlığında bulunmaktadır.

21. Charles - Augustin de Coulomb

14 Haziran 1736 tarihinde Fransa’nın Angouleme kentinde dünyaya gelen Charles-Augustin de Coulomb, Fransız bir fizikçi, mühendis ve subaydır. Çocukluğunun ilk yıllarında Paris’e taşınarak Mazarin Kolejinde okumaya başlayan Coulomb, daha sonra felsefe, dil, matematik, astronomi, kimya ve botanik alanlarında eğitimler almıştır. 1760 yılında Mézières Kraliyet Mühendislik Okuluna kabul edilen Coulomb, 1761 yılında mezun olarak Teğmen rütbesiyle Fransız ordusunda mühendis olarak göreve başladı. Özellikle sürtünme üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Coulomb, uygulamalı mekanik üzerine yazdığı bir eseri 1773 yılında Fransız Bilimler Akademisine sundu. Orduda pek çok görev alıp çok sayıda görev yeri değiştirdikten sonra Yüzbaşı rütbesi alan Coulomb, Fransız İhtilali ile birlikte 1789 yılında ordudan emekliye ayrılmıştır. Coulomb’un en önemli keşfi ise elektrik içeren iki yükün birbiri arasında bulunan kuvvetin; bu yüklerin çarpımıyla doğru orantılı olurken, söz konusu yükler arasındaki uzaklığın karesiyle ise ters orantılı olduğunu ortaya koymasıdır. Coulomb tarafından ortaya konan bu kanun daha sonra Coulomb Yasası olarak kayıtlara geçmiştir. Charles-Augustin de Coulomb, 23 Ağustos 1806 tarihinde Fransa’nın Paris kentinde yaşamını yitirmiştir.

22. Humphry Davy

17 Aralık 1778 tarihinde İngiltere’nin Penzance kentinde dünyaya gelen Humhry Davy, İngiliz bir mucit, fizikçi ve kimyagerdir. Altı yaşında gramer okuluna giderek eğitim hayatına başlayan Davy, 1794 yılında babasının ölümünden sonra bir cerrahın yanında çırak olarak işe girdi. 1797 yılında Fransızca öğrendikten sonra kimya alanındaki en önemli eserlerden biri olan Antoine Lavoisier’in Traité Elémentaire de Chimie isimli kitabını okudu. Okuduğu bu kitap Davy’nin sonraki hayatını doğrudan etkiledi ve şekillendirdi. 1798 yılında Pnömatik Kurumunda asistan olarak çalışmaya başlayan Davy, 1802 yılında yaptığı bir çalışma sırasında ince bir platin şeridinden elektrik akımı geçirerek akkor ışığı keşfeden ilk kişi oldu. Ancak bu aydınlatma uzun ömürlü değildi ve yeterince parlamıyordu. Daha sonra yaptığı çalışmalarla parlaklığı ve süreyi uzatmayı amaçlayan Davy, 1806 yılında Kraliyet Cemiyetinde sergilediği deneyde süreyi ve parlaklığı arttırmıştı. Humprhy Davy’nin çalışmaları bunlarla sınırlı değildi. Elektrik enerjisini kullanarak bileşikleri ayrıştırma ve elementlerin saf hallerini elde etme yöntemi geliştiren Davy, 1799 yılında yaptığı çalışmada azot protoksitin güldürme özelliğini keşfetti. 1803 yılında Londra’da Kraliyet Cemiyetine üye olarak giren Davy, daha sonra buranın başkanlığını da yapmıştır. 1813 yılında Fen Akademisinde çalışmaya başlayan Davy, 1817 yılında maden ocağında meydana gelen grizu patlamalara karşı emniyetli bir lamba geliştirdi. 29 Mayıs 1829 yılında 50 yaşındayken yaşamını yitiren Humphry Davy’nin mezarı İsviçre’de yer alan des Rois Mezarlığında bulunmaktadır.

23. Fuat Külünk

1911 yılında Irak’ın Bağdat kentinde dünyaya gelen Ali Fuat Külünk, Türk bir elektrik mühendisidir. Aslen Erzincanlı olan Külünk, 1926 yılında günümüzdeki İstanbul Teknik Üniversitesinin o dönemki adı olan Yüksek Mühendis Mektebine kaydolmuştur. 1930 yılında Yüksek Teknik Okul okumak amacıyla İsviçre’nin Zürih kentine giden Külünk, buradaki eğitimini tamamladıktan sonra 1936 yılında Türkiye’ye dönüş yaptı. Yüksek Mühendis Mektebinin elektro-mekanik bölümünde dersler vermeye başlayan Fuat Külünk, İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Fakültesi’nin kurucusu ve ilk dekanı olmuştur. Dünya Enerji Kongresi Türkiye Milli Komitesi ile Büyük Barajlar Türkiye Milli Komitesinin kurulmasına öncülük eden Fuat Külünk’ün adı İstanbul Teknik Üniversitesinin Gümüşsuyu yerleşkesinde yer alan Fuat Külünk Yüksek Gerilim Laboratuvarına verilmiştir. 27 Aralık 1951 tarihinde Bursa’da gaz zehirlenmesi nedeniyle yaşamını yitiren Fuat Külünk’ün mezarı Eyüpsultan’da yer alan Edirnekapı Şehitliğinde bulunmaktadır.

24. Benjamin Franklin

17 Ocak 1706 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlı Massachusetts Eyaletinin Boston kentinde dünyaya gelen Benjamin Franklin, Amerikalı yazar, filozof, mucit, diplomat ve siyasetçidir. Çocukluğunda Boston Latin Okuluna giderek eğitimine başlayan Franklin, ailesinin maddi zorlukları nedeniyle okulunu yarım bırakmak zorunda kaldı. Okumayı çok seven Franklin, okulu bıraktıktan sonra da kendi imkanlarıyla kitaplar okuyarak kendisini geliştirmeye devam etti. Bir süre babasının yanında çalışan Franklin daha sonra matbaacılık yapan kardeşinin yanında çıraklığa başladı. Matbaacılıkta edindiği tecrübelerle henüz 15 yaşındayken Amerika’nın ilk gazetelerinden biri olan New England Couran’ı çıkartmaya başladı. 1722 yılında gazetede vali aleyhinde yayınlanan bazı yazılar nedeniyle kardeşi tutuklanınca Franklin 17 yaşında Philadelphia’ya kaçtı. Buradaki birkaç matbaada çalışarak kendisini geçindiren Franklin, 1728 yılında bir ortağıyla beraber yeni bir matbaa kurdu. 1730 yılında Mason Locasına kabul edilen Franklin, Amerika’daki ilk masonluk kitabını yayınladı. Keman, gitar ve armonika çalmayı bilen Franklin, aynı zamanda o dönemde Amerika’da satranç bilen 2 kişiden bir tanesiydi. Benjamin Franklin yaşamının ilerleyen yıllarında pek çok girişim ve icat yaptı. Paratoner, cam armonika, Franklin sobası ve bifokal gözlük en önemli icatları arasında yer almaktadır. Ayrıca 1768 yılında İngilizcenin yazıldığı gibi okunamama problemine çözüm bulmak maksadıyla bir alfabe icat etmiş ve önermiştir. Altı harf çıkartıp yeni altı harf eklenen bu alfabe Franklin alfabesi olarak bilinse de resmiyet kazanmamış ve kullanılmamıştır. Benjamin Franklin, 100 doların üzerinde resmi olan kişi olarak bilinir. 100 doların üzerine resminin basılması ise ilk olarak 1861 yılında gerçekleşmiştir. Günümüzde hala 100 doların üzerinde Benjamin Franklin’in resmi bulunur. Benjamin Franklin, 17 Nisan 1790 tarihinde 84 yaşındayken akciğer problemleri nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Cenazesine 20 bin kişinin katıldığı söylenen Benjamin Franklin’in mezarı ise Philadelphia’da yer alan Christ Church Mezarlığında bulunmaktadır.

25. Luigi Galvani

9 Eylül 1937 tarihinde İtalya’nın Bolonya kentinde dünyaya gelen Luigi Galvani, İtalyan biyolog ve fizikçidir. Çocukluk yıllarında kiliseye katılmak isteyen Galvani, 15 yaşında kilise eğitimine başladı. İlerleyen yıllarda ailesi tarafından kiliseye devam etmemeye ikna edilen Galvani, 1755 yılında Bologna Üniversitesinde tıp okumaya başladı. Burada Hipokratın pek çok öğretisini edindi. Tıp yanında aynı zamanda cerrahi alanında da kendisini geliştiren Galvani, canlı ve cansız bedenler üzerinde deney yapmaya bu sayede alıştı 1759 yılında felsefe ve tıp bölümünden mezun olan Galvani, 1762 yılında cerrahi öğretim görevlisi olarak göreve başladı. 1775 yılında profesör olan Galvani, 1776 yılında Bilimler Akademisine girdi. Galvani, elektriğin kimyasal yollarla üretilebileceğini keşfeden ilk kişiydi. Bu nedenle kimyasal yolla elektrik üretme işlemine Galvanizm adı verilir. Ayrıca elektrik akımı vererek kasların ve vücuttaki bazı sistemlerin harekete geçirilebileceği ilk olarak Galvani tarafından keşfedilmiştir. Galvani, bu durumu kurbağalar üzerinde keşfetti. Kurbağaların bacaklarına belirli metallerin değdirilmesi neticesinde kurbağanın aniden sıçraması, Galvani tarafından kurbağalardaki iç elektriklenmenin tetiklenmesinin bir sonucu olarak yorumlandı. Luigi Galvani, 4 Aralık 1798 tarihinde Bologna’da yaşamını yitirmiştir.

26. Carl Friedrich Gauss

30 Nisan 1777 tarihinde Almanya’nın Braunschweig kentinde dünyaya gelen Carl Friedrich Gauss, Alman istatistikçi, matematikçi ve astronomdur. Çok küçük yaşlardayken babasının yapmış olduğu bazı yanlış hesapları kağıt üzerinde düzenleyerek dikkat çeken Gauss, okula gittiği dönemde öğretmeni tarafından verilen 1’den 100’ kadar olan sayıları toplama görevini tüm arkadaşlarından çok daha hızlı bir şekilde yapınca öğretmeninin de dikkatini çekmeyi başardı. Bu gelişmeler üzerine Gauss, 1792 yılında Braunschweig Dükü Karl Wilhelm Ferdinand tarafından verilen burs ile Braunschweig Teknik Üniversitesinde okumaya başladı. Buradan mezun olduktan sonra da 1795 yılında Göttingen Üniversitesinde okumaya başladı. 1796 yılında kenarı Fermat asalı olan bütün düzgün çokgenlerin cetvel ile pergel kullanarak çizilebileceğini ortaya koydu. 1799 yılında cebirin temel teoreminin kanıtını sunduğu tezle doktorasını tamamlayan Gauss, en zor hesaplamaları bile aklından hızlıca yapabiliyordu. Antik çağlardan bu yana yaşamış en büyük matematikçi olarak kabul edilen Carl Friedrich Gauss, meydana gelen elektriksel dağılımın elektrik yükünün dağılımıyla ilişkisini 1813 yılında ortaya koyarak hem elektrik hem de matematik alanında en önemli yasalardan birini keşfetti. Bu yasa günümüzde Gauss Yasası olarak anılır. 1831 yılı itibarıyla fizikçi Wilhelm Weber ile ortak çalışmalar yapmaya başlayan Gauss, elektrik ve manyetizma alanında pek çok alana ışık tutmuştur. 1833 yılında ise ikili tarafından ilk elektromanyetik telgraf icat edilmiştir. Carl Firedrich Gauss, 23 Şubat 1855 tarihinde 78 yaşında Almanya’nın Göttingen kentinde yaşamını yitirmiştir. Mezarı Göttingen’de yer alan Albanifriedhof Mezarlığında bulunmaktadır. 

27. Gerolamo Cardano

24 Eylül 1501 tarihinde İtalya’nın Pavia kentinde dünyaya gelen Gerolamo Cardano, İtalyan hekim, matematikçi, fizikçi ve astronomdur. Gençliğinin ilk yıllarında babası tarafından hukuk okuması için zorlansa da Cardano bunu ısrarlı bir şekilde reddetmiş ve 1520 yılında Pavia Üniversitesinde tıp eğitimi görmeye başlamıştır. Patlak veren savaş nedeniyle buradaki eğitimi yarıda kalan Cardano daha sonra Padua Üniversitesine geçiş yaptı. Babasının ölümünden sonra kumara başlayan Cardano, babasından miras kalan tüm parayı kumarda bitirmiştir. Bu sırada Kumarbazın Kılavuzu isimli 15 sayfalık bir kitap yayınlayan Cardano, daha önce bilinmeyen olasılık kuramları ortaya atmıştır. 1525 yılında tıp doktorası alan Cardano, muayenehane açarak doktorluk mesleğini icra etmiştir. 1539 yılında iki adet matematik kitabı yayınlayan Cardano, bu yayınlarıyla birlikte çok sayıda yayınının önünü açar. Matematikten tıpa, felsefeden teolojiye, fizikten astronomiye, jeolojiden müziğe kadar pek çok alanda çok sayıda kitap çıkartan Cardano, 1543 yılında Milano ve Pavia Üniversitesinde dersler vermeye başlamıştır. Geroloma Cardano elektrik alanına da büyük katkılar sunmuştur. 1551 yılında yapmış olduğu bir çalışmada elektrik ile manyetizma arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştur. Aynı dönemde iki ansiklopedi yayınlayan Cardano, 21 Eylül 1576 tarihinde yaşamını yitirmiştir. 

28. Stephen Gray

1666 yılının Aralık ayında İngiltere’nin Kent kentinde dünyaya geldiği bilinen Stephen Gray, İngiliz bir astronomdur. Çocukluk yıllarında birkaç yıllık temel eğitim gördükten sonra babasının yanında kumaş boyacılığı yapmak üzere çırak olarak işe başladı. Doğa bilimlerine ve astronomiye ilgisi olan Gray, kütüphanelerde kendisini geliştirmeye devam etti. Gençlik yıllarında kendi teleskobunu yaparak astronomik gözlemler yapmaya başlayan Gray, uzayda yaptığı bazı keşifler sayesinde bilim camiasında itibar kazanmaya başladı. Gary, bazı çalışmaları sayesinde Royal Greenwich gözlem evinin kurucusu olan John Flamsteed’in radarına girmeyi başardı. Cambridge’de inşa edilen yeni gözlem evinde çalışmaya başlayan Gray, esas olarak elektriğin iletimini keşfetmesiyle bilinir. Elektriğin iletilebilir olduğunu ortaya koyan ilk kişi olan Gray, çeşitli cisimleri birbirlerine bağlayıp hangi cisimlerin elektrik iletimi sağladığına dair bir çalışma yaptı. 1729 yılında ardı ardına bağlamış olduğu nesnelerle 250 metreyi aşan uzunlukta elektrik iletimi gerçekleştirmeyi başaran Gray, bu çalışmasını genişleterek Kent kentinde bir elektrik şebekesi kurdu ve şehrin bir bölümüne elektrik sağladı. Bundan sonra hangi nesnelerin iletken hangilerinin yalıtkan olduğu konusunda deneyler yapan Gray, nesneleri iletken veya yalıtkan olarak sınıflandıran ilk kişidir. 1731 yılında Copley Madalyası ile onurlandırılan Stephen Gray, 7 Şubat 1936 tarihinde 69 yaşındayken İngiltere’nin Londra kentinde yaşamını yitirdi.

29. Otto von Guericke

30 Kasım 1602 tarihinde Almanya’nın Magdeburg kentinde dünyaya gelen Otto von Guericke, Alman mucit ve siyasetçidir. Soylu bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Guerice, 15 yaşına kadar özel hocalardan eğitimler aldı. 1617 yılında Leipzig Üniversitesine girerek hukuk eğitimi almaya başlayan Guericke, babasının ölümü nedeniyle eğitim hayatını yarıda bırakan Guericke, daha sonra Jena Üniversitesi ve Leiden Üniversitesinde eğitimine devam etti. Leiden Üniversitesinde fizik, matematik ve askeri mühendislik üzerine dersler aldı. Soylu bir aileden gelen Guericke’in babası ve dedesi ömür boyu belediye meclis üyesiydi. Kendisi de bir siyasetçi olarak belediye meclisine katılmaya yönelik çalışmalar yaptı. Ancak 1618’de çıkan Otuz Yıl Savaşları sebebiyle tüm şehir yağmalandı ve zenginlerin bütün mallarına el konuldu. Guericke’in mülkleri de dahil olmak üzere şehirdeki bütün binaların %90’ı harap edildi. 1631 yılında Guericke yeniden şehre döndü ve mühendislik eğitimiyle şehri yeniden inşa etmesi konusunda görevlendirildi. 1946 yılında belediye başkanı seçilen Guericke, siyasetin yanında tüm yaşamı boyunca bilimle uğraşmış ve çeşitli icatlar geliştirmiştir. Bunlardan en önemlileri; 1650 yılında icat ettiği hava pompası, 1654 yılında geliştirdiği Magdeburg küreleri ve 1660 yılında icat ettiği statik elektrik makinasıdır. 1654 yılında Guericke, o zaman için inanması son derece güç bir iddia öne sürdü. Bu iddiaya göre; karpuz boyutlarına sahip bir cisme hava tarafından uygulanan kuvvet 8 beygir gücünden daha fazladır. Guericke bu iddiasını kanıtlamak için bir deney gösterisi yaptı. Metalden yaptırdığı iki adet yarım küreyi birbirine birleştirerek gene kendi icat etmiş olduğu hava pompasıyla içindeki havayı boşalttı. Kürelerin birini 4 at, ters taraftaki küreyi de ters tarafa doğru gene 4 ata çektirdi. Ve küreler birbirinden ayrılmadı. Daha sonra Guericke, hava boşaltma pompasıyla kürenin havasını boşalttı ve küreler birbirinden ayrıldı. Guericke’in bu deneyi, hava basıncını ortaya koyan ve ispatlayan ilk deney olma özelliğini taşımaktadır. 1660 yılında kükürtten yapılmış top biçimindeki bir nesneye çeşitli cisimlerin sürtünmesi sonucunda elektrik üreten bir statik elektrik makinesi icat eden Guericke, 1629 yılında da cam kürenin elektriklenmesini sağlayan bir makine üretmiştir. Guericke, 21 Mayıs 1686 tarihinde Almanya’nın Hamburg kentinde yaşamını yitirdi.

30. Francis Hauksbee

1660 yılında İngiltere’nin Colchester kentinde dünyaya gelen Francis Hauksbee, İngiliz bir mucit ve elektrikçidir. 1673 yılında Colchester Kraliyet Gramer Okuluna giren Hauksbee, buradan mezun olduktan sonra bir süre abisinin manifatura dükkanında çıraklık yapmaya başladı. 1687 yılında kendi dükkanını açan Hauksbee, kendi dükkanının bulunduğu cadde üzerinde hava pompası ve pnömatik motorlar üreten işletmeleri gözlemliyordu. 1703 yılında Kraliyet Cemiyetine üye olan Hauksbee, Isaac Newton’un asistanlığını yapmaya başladı. Aynı dönem, elektrik deneyleri yapabilmek için cam kullanılabileceğini keşfetti. 1705 yılında vakumlu ortamda parıltı yaydığı bilinen cıva üzerine araştırmalara girişti. Otto von Guericke tarafından üretilen jeneratörün cam versiyonunu yapıp az miktarda cıva takviye etti. Bu düzenekle camın dış kısmını ovaladığında içerideki cıvanın parladığını gördü. Bu ışımayı kullanarak durgun elektrik jeneratörü icat eden Hauksbee, elektrik alanında katkıları olan önemli isimler arasında yer alır. Francis Hauksbee, 1713 yılında İngiltere’nin Londra kentinde yaşamını yitirmiştir.

31. Henry Cavendish

10 Ekim 1731 tarihinde Fransa’nın Nice kentinde dünyaya gelen Henry Cavendish, İngiliz fizikçi ve kimyagerdir. 1741 yılında Newcome’s Okulunda eğitimine başlayan Cavendish, 1748 yılında Cambridge Üniversitesine girdi. Üniversiteyi yarıda bırakan Cavendish, Londra’ya taşınarak bir laboratuvar açtı. 1758 yılında Kraliyet Cemiyetine katıldı. İlk makalesini 1766 yılında çıkartan Cavendish, elektrik yükü barındıran iki nesne arasındaki kuvvetin, gene bu iki nesne arasındaki uzaklığın karesiyle ters orantıya sahip olduğunu bulan kişidir. Elektrik alanındaki en önemli yasalar arasına giren bu buluş yıllar sonra Charles-Augustin de Coulomb tarafından geliştirilerek Coulomb Yasası adını almıştır. Cavendish ayrıca matematikte kullanılan potansiyel kavramının elektrik alanındaki kullanımını yaygınlaştırmıştır. Henyr Cavendist, 24 Şubat 1810 tarihinde İngiltere’nin Londra kentinde yaşamını yitirdi.

32. Joseph Henry

17 Aralık 1797 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Albany kentinde dünyaya gelen Joseph Henry, Amerikalı bir bilim insanıdır. Eğitimine günümüzde kendi adını almış olan bir ilkokulda başlayan Joseph Henry, 13 yaşındayken bir saatçide çırak olarak işe başladı. Tiyatro ve oyunculukla ilgilenen Henry, çocukluğundan beri bilime de büyük bir hayranlık duyuyordu. 1819 yılında Albany Akademisine girdi. 1824 yılında mühendis yardımcısı olarak işe başladı. 1826 yılında ise Albany Akademisine profesör olarak atandır. Manyetizma alanında önemli deneyler yapan Joseph Henry, daha güçlü elektromıknatıs üretebilmek maksadıyla demir çekirdeğin etrafına yalıtılmış tel sarma fikrini bulan ilk kişidir. Dünyanın o zamana kadarki en güçlü elektromıknatısını icat eden Henry, bu çalışmasıyla telgrafın icadına zemin hazırladı. 1831 yılında hareket etmek için elektromanyetizma kullanan ilk makineyi icat etti. Bu makinenin icadı sırasında öz endüktansı keşfeden Henry, elektrik alanındaki en önemli buluşlardan birisini yapmış oldu. Ulusal Bilimi Teşvik Enstitüsünün genel sekreterlik görevini de icra eden Joseph Henry, 13 Mayıs 1878 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington DC’de yaşamını yitirmiştir.

33. Heinrich Hertz

22 Şubat 1857 tarihinde Almanya’nın Hamburg kentinde dünyaya gelen Heinrich Hertz, Alman bir fizikçidir. Eğitimine küçük yaşta Johanneum Bilim Okulunda başlayan Hertz daha sonra Münih ve Berlin şehirlerinde mühendislik eğitimleri almıştır. 1880 yılında Berlin Üniversitesinden doktorasını alan Hertz, 1883 yılında Kiel Üniversitesine fizikçi öğretim görevlisi olarak atandı. 1885 yılına gelindiğinde ise Karlsruhe Üniversitesinde profesör olarak çalışmaya başladı. Heinrich Hertz, elektromanyetik dalgaların varlığını ispata dayalı bir şekilde ortaya koyan ilk kişi olarak bilinir. Elektromanyetik dalgaların varlığı daha önce başka bilim insanları tarafından öne sürülmüş olsa da Hertz’in yaptığı çalışmalara kadar ispatlanamamıştır. Frekans sisteminde saniyedeki devir sayısını gösteren birime Hertz’in adı verilmiştir. Özellikle radyo gibi cihazlarda Hertz birimi sıklıkla kullanılır. Bir insan kalbi ise ortalama 1,2 Hertz ile atmaktadır. Hertz birimi “Hz” kısaltması ile gösterilir. Heinrich Hertz, henüz 36 yaşında yakalanmış olduğu kötücül bir hastalığın tedavisi için ameliyat olduktan sonra gelişen komplikasyonlar nedeniyle 1 Ocak 1894 tarihinde Almanya’nın Bonn kentinde yaşamını yitirdi. Mezarı Almanya’nın Hamburg kentinde yer alan Ohlsdorf Mezarlığında bulunmaktadır.

34. John Frederic Daniell

12 Mart 1790 tarihinde İngiltere’nin başkenti Londra’da dünyaya gelen John Frederic Daniell, İngiliz fizikçi ve kimyagerdir. 1831 yılında Londra’da kurulan Kralın Kolejinde kimya profesörü olarak işe başlayan Daniell, 1835 yılında ise Askeri Ruhban Okuluna kimya profesörü olarak atandı. 1836 yılında sonradan kendi adını almış olan Daniell pilini icadı ile tanınan John Frederic Daniell, 1842 yılında Oxford Üniversitesinden fahri hukuk diploması da almıştır. Daniell’in çalışmaları özellikle pil teknolojisi alanında büyük katkı sağlamıştır. Volta pilleri çok büyüktü ve işlevsellik yönünden bazı sınırlılıkları bulunuyordu. Bu nedenle kullanımı zordu. Daniell, Volta pillerini geliştirerek kullanımını kolay ve işlevsel kılmıştır. Farklı araçlar kullanarak Volta’nın tasarımını geliştiren Daniell, günümüzdeki pillerin temelini atmıştır. John Frederic Daniell, 13 Mart 1845 tarihinde doğum yeri olan Londra kentinde yaşamını yitirmiştir.

35. James Prescott Joule

24 Aralık 1818 tarihinde İngiltere’nin Manchester kentinde dünyaya gelen James Prescott Joule, İngiliz bir fizikçidir. Çocukluk yıllarından beri elektriğe meraklı olan Joule, erkek kardeşiyle birlikte birbirlerine elektrik şoku vererek çeşitli tehlikeli deneyler ve şakalar yaparlardı. 20’li yaşlarda bir bira fabrikasının yöneticisi olarak çalışmaya başlayan Joule için bilim yalnızca boş zamanlarda ilgilendiği bir hobiydi. 1840 yılında fabrikada bulunan buhar motorlarının elektrik motorları ile değiştirilmesine yönelik bir çalışmaya girişen Joule, bu konuyla ilgili çeşitli makaleler yayınladı. Londra Elektrik Cemiyetine üye olan Joule, ısının yapılan iş ile ilişkisini tanımlayan Joule yasaları ile tanınır. Birinci Joule yasası 1841 yılında keşfedildi. Bu yasaya göre bir noktadan geçen elektrik akımıyla yarattığı ısı arasında ilişki vardır. İkinci Joule yasası ise bir gaza ait iç enerjinin gazın sıcaklığına bağlı olduğunu ifade eder. Joule yasaları kapsamında ortaya çıkan iş gücü Joule birimi ile ifade edilmektedir. Jul veya J şeklinde kısaltılır. Joule, elektrik motorlarıyla çok sayıda deney yapmıştır. Bir gram suyun sıcaklığını bir kelvin arttırmak için 4,18 Jul harcanması gerektiğini de ortaya koydu. James Prescott Joule, 11 Ekim 1889 tarihinde 70 yaşındayken yaşamını yitirmiştir. Mezarı ise Manchester’da yer alan Sale Brooklands Mezarlığında bulunmaktadır.

36. Ebenezer Kinnersley

30 Kasım 1711 tarihinde İngiltere’nin Gloucester kentinde dünyaya gelen Ebenezer Kinnersley, İngiliz – Amerikalı bir mucit ve fizikçidir. 1714 yılında ailesiyle birlikte Amerika’ya taşındı. Bir süre sonra Philadelphia’ya giderek tamircilik işleriyle uğraştı. Bu sırada Benjamin Franklin’le tanıştı. 1743 yılında papaz olarak bir kiliseye atandı. 1748 yılında elektriğin su içinden geçebildiğini su dolu bir havuzda yaptığı bir deneyle kanıtlayan Kinnersley, 1751 yılında Benjamin Franklin tarafından verilen bir tavsiye mektubuyla Boston’a giderek çok sayıda konferans verdi. 1752 yılında ev ve ahırların yıldırımdan nasıl korunabileceğine dair seminer ve eğitimler verdi. 1753 yılında Philadelphia Konejinde baş öğretmen olan Kinnersley, 1755 yılında profesör olarak atandı. 1764 yılında elektrik müfredatı yayınladı. Bu müfredat günümüzde hala Philadelphia Halk Kütüphanesinde bulunmaktadır. 1772 yılında sağlığının bozulmasıyla beraber görevinden istifa eden Kinnersley, 4 Temmuz 1778 tarihinde 66 yaşındayken Philadelphia’da yaşamını yitirdi. Mezarı Philadelphia’da yer alan Eski Pennepack Baptist Kilisesi Mezarlığında bulunmaktadır.

38. Ewald Jürgen Georg von Kleist

10 Haziran 1700 tarihinde Polonya’nın Wicewo kentinde dünyaya gelen Ewald Jürgen Georg von Kleist, Alman mucit ve bilim insanıdır. Kondansatörün mucidi olarak bilinen Kleist, aslen hukuk eğitimi almıştır. Aynı zamanda bir din adamı olan Kleist, 1722 yılında bir katedralin sorumlusu olarak göreve başladı. Ardından Köslin’de mahkeme başkanı olarak görev yapan Kleist, sürekli bilimsel deneylerle ilgileniyordu. 1745 yılında günümüzde kondansatör olarak bilinen devre elemanını ilkel bir şekilde icat etti. Bu ilk kondansatör, Kleist şişesi olarak da bilinir. Bu buluşuyla aynı zamanda gelecekte yapılacak bir keşif olan birikim yasasının da önünü açmış oldu. En önemli elektrik devre elemanlarından birinin mucidi olan Ewald Jürgen Georg von Kleist, 11 Aralık 1748 tarihinde Köslin’de yaşamını yitirmiştir.

39. Heinrich Lenz

12 Şubat 1804 tarihinde Estonya’nın Tartu kentinde dünyaya gelen Heinrich Lenz, Alman fizikçi ve kimyagerdir. 1820 yılında Tartu Üniversitesine girerek fizik ve kimya alanında eğitimle alan Lenz, 1823 yılında çıkmış olduğu üç yıllık dünya turu sırasında deniz suyu ve iklimlerle alakalı gözlemlerde bulundu. 1827 yılında St. Petersburg Üniversitesinde matematik ve fizik alanında çalışmalar yapan Lenz, elektromanyetizmayla da ilgileniyordu. 1834 yılında elektromanyetizma alanında tarihe geçecek bir buluş yapan Lenz, bu buluşa kendi adını verdi. Günümüzde Lenz yasası olarak bilinen bu keşfe göre bir solenoidin içerisine mıknatıs yerleştirilip tekrar çıkartıldıktan sonra bir manyetik alan meydana gelir. Ortaya çıkan bu manyetik alanın yok edilmesi amacıyla solenoid ters yönde manyetik alan meydana getirmeye başlar. Buna bağlı olarak da bir elektrik akımı ortaya çıkar. Heinrich Lenz, 10 Şubat 1865 tarihinde İtalya’nın Roma kentinde yaşamını yitirmiştir.

40. Léon Foucault

18 Eylül 1819 tarihinde Fransa’nın Paris kentinde dünyaya gelen Leon Foucault, Fransız mucit ve fizikçi olarak bilinir. Çocuk yaşlarda evde özel eğitimle yetiştirilen Foucault, daha sonra tıp okumaya başladıysa da kan tutması nedeniyle tıpı bırakarak fizik alanına yöneldi. Üç yıl mikroskobik anatomi asistanlığı yaptıktan sonra güneş ışığı üzerine araştırmalara girişti. 1849 yılına gelindiğinde aynı dalga boyuna sahipmiş gibi görünen absorpsiyon ve emisyon çizgilerindeki farkın sıcaklıktan kaynaklandığını deneyle ortaya koydu. 1855 yılında Fiezau ile birlikte Fizeau-Foucault adı verilen ve ışık hızını ölçmeye yarayan bir cihaz icat etti. 1857 yılında gene kendi adını taşıyan bir polarizatör icat etti. Foucault aynı zamanda Foucault bıçak sırtı testi ile de bilinir. Bu testin amacı ise kavisli aynaların şeklini doğru belirleyebilmektir. Ancak Foucault’un en önemli icatları Foucault sarkacı ve jiroskoptur. Foucault sarkacı, dünyanın kendi ekseni etrafında dönüş gerçekleştirdiğini hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlayan bir düzenektir. Jiroskop ise yön ölçümünde kullanılan bir teknolojidir. Jiroskoplar özellikle uçakların kontrol edilmesinde büyük öneme sahip teknolojilerdir. Günümüzde ise hemen herkeste bulunan akıllı telefonlarda bile jiroskop teknolojisi bulunur. Leon Foucault, 11 Şubat 1868 tarihinde Fransa’nın Paris kentinde yaşamını yitirmiştir. Mezarı ise gene Paris’te yer alan Montmartre Mezarlığında bulunmaktadır. 

41. James Clerk Maxwell

13 Haziran 1831 tarihinde İngiltere’nin Edinburgh kentinde dünyaya gelen James Clerk Maxwell, İskoç matematikçi ve fizikçidir. Sekiz yaşına geldiğinde ünlü şair Milton tarafından yazılan uzun pasajları anlamlı ve akıcı bir şekilde okuyabilen Maxvell,  1842 yılında izlediği bir elektrik gösterisinden derinden etkilendi. Edinburgh Akademisinde okumaya başlayan Maxwell, 1847 yılında ise Edinburgh Üniversitesine girdi. Maxwell, 1861 yılında yayınladığı ve önemli bir referans haline gelen Maxwell Denklemleri ile tanınır. Toplamda dört denklemden oluşan Maxwell Denklemleri, özellikle elektrik ve optik alanlarında sıklıkla kullanılır. Gazlar üzerine de çalışmalar yapan Maxwell, gazların içerisinde bulunan parçacıkların dağılımına dair teoriler geliştirdi. Ayrıca Maxwell, termodinamik yasalarının ikinci maddesini çürütmeye yönelik olarak Maxwell Şeytanı (veya cini) olarak bilinen bir düşünce deneyi ileri sürmüştür. Ancak bu sav 1929 yılında Leó Szilárd tarafından çürütülmüştür. James Clerk Maxwell, 5 Kasım 1879 tarihinde 48 yaşındayken yaşamını yitirmiştir. Mezarı ise İskoçya’da yer alan Parton Kilisesi Mezarlığında bulunmaktadır.

42. Pieter Van Musschenbroek

14 Mart 1692 tarihinde Hollanda’nın Leiden kentinde dünyaya gelen Pieter Van Musschenbroek, Hollandalı bir bilim insanı, tıpçı ve elektrikçidir. 1708 yılına kadar okuduğu Latin Okulunda 8 dilde eğitim gördüğü ve bu dillerin hepsini öğrendiği iddia edilir. Daha sonra Leiden Üniversitesinde tıp okumaya başlayan Musschenbroek, buradan 1715 yılında mezun oldu. Londra’da Isaac Newton’un derslerine de katılan Musschenbroek, 1719 yılında da felsefe eğitimini bitirdi. 1739 yılında Leiden Üniversitesinde profesör olarak göreve başlayan Musschenbroek, burada çeşitli alanlarda deneyler yaptı. Elektriğin depolanabilmesi her zaman üzerine düşünülen bir konuydu. Günümüzdeki kondansatörlerin bu kadar gelişkin hale gelmeden önceki temelleri ise Musschenbroek tarafından yapılan keşifle atılmıştır. Musschenbroek, yaptığı farklı bir deney sırasında asistanına elektrik çarpması sonucunda elektriği depolamanın bir yolunu keşfetti. Daha sonradan Leiden şişesi adı verilen bu düzenek, cam bir kavanoz içerisine metal bir çubuğun konulması ve yarıya kadar su veya benzeri bir sıvıyla doldurulmasından oluşuyordu. Bu düzenek, zaman içerisinde elektriği depoluyordu. Belirli bir süre sonra metal çubuğa temas edildiğinde düzenekten boşalan statik elektrik, çarpmaya neden oluyordu. Musschenbroek’un asistanı yapay olarak elektrik çarpmasına maruz kalmış ilk kişi olarak tarihe geçmiştir. Musschenbroek ayrıca triboloji alanında da önemli çalışmalar ve katkılar yapmıştır. 1747 yılında İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi'ne yabancı üye olarak kabul edilen Musschenbroek, 19 Eylül 1761 tarihinde yaşamını yitirdi.

43. Oliver Heaviside

18 Mayıs 1850 tarihinde İngiltere’nin Londra kentinde dünyaya gelen Oliver Heaviside, İngiliz bir fizikçi, elektrikçi ve matematikçidir. Eğitim hayatına Camden House Gramer Okulunda başlayan Heaviside, son derece iyi ve parlak bir öğrenciydi. 1865 yılında 500 öğrenci içerisinde en başarılı ilk 5 öğrenci arasına girmeyi başaran Heaviside, 16 yaşından sonra ailevi problemler nedeniyle daha fazla örgün öğretim alamadı ve kendi kendisini yetiştirmeye devam etti. 1867 yılında bir telgraf şirketinde işe girdi. İki yıl sonra bir Danimarka şirketinde Danimarka’ya telgraf kablo altyapısı kurmak amacıyla operatör olarak işe girdi. Burada elektrikle ilgili büyük deneyimler kazandı ve uzman bir elektrikçi haline geldi. 1882 yılından itibaren bir elektrik gazetesine düzenli olarak makale yazmaya başladı. Bu durum yaklaşık on yıl devam etti. Burada yazdığı makaleler gelecekteki Elektromanyetik Teori ve Elektrik Makaleleri isimli eserinin altyapısını oluşturdu. Heaviside, elektrik devrelerindeki çeşitli çalışma prensipleri ile diferansiyel denklemlerin çözümünde kullanılan çeşitli matematiksel teknikler icat etmiştir. Maxwell tarafından ortaya konan alan denklemlerini de yeniden formüle ederek daha kullanışlı ve efektif hale getirmiştir. Oliver Heaviside, 3 Şubat 1925 tarihinde İngiltere’nin Torquay kentinde yaşamını yitirmiştir.

44. Wilhelm Röntgen

27 Mart 1845 tarihinde Almanya’nın Remscheid kentinde dünyaya gelen Wilhelm Röntgen, Nobel Ödülüne layık görülmüş bir Alman fizikçidir. Henüz üç yaşındayken ailesiyle beraber Hollanda’ya taşınan Röntgen, liseyi Hollanda’da bulunan Utrecht Teknik Lisesinde okumuştur. Haksız bir sebeple liseden atılan Röntgen, diploma alamadı. Bu nedenle de üniversiteye ancak ziyaretçi öğrenci olarak gidebildi. 1865 yılında çeşitli sınavlara katılarak Federal Politeknik Enstitüsüne girmeyi başardı. Burada makine mühendisliği okuyan Röntgen, 1869 yılında ise Zürih Üniversitesinden doktora aldı. 1874 yılına gelindiğinde Strasbourg Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak işe başladı. 1875’te ise Ziraat Akademisinde profesör oldu. 1876 yılında fizik profesörü olarak Strasbourg Üniversitesine geri dönen Röntgen, 1879'da ise Giessen Üniversitesinde fizik kürsüsüne atandı. 1895 yılından itibaren Würzburg Üniversitesi Fizik Enstitüsünde bulunan laboratuvarda çeşitli çalışmalar ve deneyler yapmaya başladı. Wilhelm Röntgen, günümüzde kendi adını almış olan görüntüleme teknolojisi röntgenin mucidi olarak bilinir. Özellikle tıp alanında pek çok hastalığın teşhisini büyük ölçüde kolaylaştıran bu teknoloji ilk olarak 8 Kasım 1895 tarihinde Wilhelm Röntgen tarafından denenmiştir. Bu deney, tarihteki ilk X ışını radyografisi olarak bilinir. Wilhelm Röntgen, bu deneyleri yaparken büyük ölçüde elini kullanmıştır. Elinin yoğun bir şekilde X ışınına maruz kalması sebebiyle parmaklarını kaybeden Röntgen, modern fiziğin başlangıcını ateşleyen kişi olarak da bilinir. Wilhelm Röntgen, 10 Şubat 1923 tarihinde 77 yaşındayken Almanya’nın Münih kentinde yaşamını yitirdi.

45. Ernst Werner von Siemens

13 Aralık 1816 tarihinde Almanya’nın Gehrden kentinde dünyaya gelen Ernst Werner von Siemens, Alman bir iş adamı ve mucittir. Günümüzde dünya çapındaki teknoloji şirketi Siemens’in kurucusu olarak bilinen Ernst Werner von Siemens aynı zamanda elektrik iletkenliğinin birimine ismini vermiştir. Çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Siemens, eğitimini tamamlayamadan okulu bırakmak zorunda kaldı. Daha sonra orduya katılan Siemens, burada mühendislik eğitimleri alarak kendisini geliştirdi. Mors alfabesinin gelişimine büyük katkıları olan Siemens, 1 Ekim 1847 tarihinde bugünkü Siemens şirketini kurmuştur. 6 Aralık 1892 tarihinde Almanya’nın Berlin kentinde yaşamını yitiren Siemens’in mezarı Almanya’da yer alan Südwestkirchhof Stahnsdorf Mezarlığında bulunmaktadır.

46. Thales          

Sokrates öncesi Antik Yunan filozofları arasında yer alan Thales’in milattan önce 624 yılı civarlarında dünyaya geldiği düşünülmektedir. Antik Yunan bir matematikçi, filozof ve astronom olan Thales, felsefe biliminin kurucularından kabul edilir. Matematik ve geometri alanında günümüzde bilinen pek çok formülün temelini atan Thales, elektrik için de son derece önemli isimlerden bir tanesidir. Statik elektriği ilk bulan kişinin Thales olduğu düşünülmektedir. Thales aynı zamanda manyetizma alanında da çalışmalar yapmış ve geleceğe ışık tutmuştur. Thales, kehribar taşı üzerinde bazı gözlem ve incelemelerde bulunurken durağan elektriğe ilişkin birtakım şeyler keşfetmiştir. Kehribarın sürtünme sonrasında bazı maddeleri çektiğini gören Thales, ilk olarak bu durumu manyetizmayla ilişkilendirmiş olsa da sebebinin elektrik olduğu ve elektrikle manyetizma arasında bir bağlantı bulunduğu sonradan ortaya çıkmıştır. Thales’in yaptığı gözlemler, gelecek zamanlarda elektrik üzerine araştırma yapan bilim insanlarına ışık tutmuştur. Antik filozof Thales’in milattan önce 545 civarında 80 yaşına yakın bir dönemde sıcak çarpmasına bağlı sebeplerle öldüğü düşünülmektedir. 

47. William Thomson

26 Haziran 1824 tarihinde İngiltere’nin Belfast kentinde dünyaya gelen William Thomson, İskoç bir fizikçidir. Thomson’ın babası bir matematikçi ve mühendisti. Bu nedenle Thomson çocukluk dönemi boyunca babasından dersler alarak yetişmiştir. Babası tarafından iyi bir mühendislik kariyeri için hazırlanan Thomson, aynı zamanda Fransızca başta olmak üzere çeşitli dil eğitimleri de aldı. 15 yaşındayken Latinceden İngilizceye çevirdiği Lucian tarafından yazılan Tanrıların Diyalogları kitabıyla ödül kazandı. Cambridge Üniversitesinde okumaya başlayan Thomson, 21 yaşında Glasgow Üniversitesinde fizik profesörü olarak göreve başladı. Özellikle elektrik ve ısı alanındaki çalışmalarıyla bilinen Thomson, buzların erime noktasının basınca bağlı olarak değişebileceğini keşfetti. Denizcilik alanında ortaya çıkan bazı problemlerin çözümünü bulan Thomson, Leiden şişesindeki statik elektriğin boşalması sırasında meydana gelen titreşimlerin niteliğini ortaya koydu. Bu nitelikler gelecekteki çalışmalara ışık tutarak çeşitli radyoların icadına vesile oldu. 1866 yılında Lord unvanıyla onurlandırılan Thomson, 1876 yılında dünyada bilinen ilk integral düzeneğini yaptı. William Thomson, klasik fiziğin modern fiziğe dönüşmesine öncülük eden ve fizik biliminin kurulmasına büyük katkılar sağlayan bir bilim insanı olarak bilinir. Thomson, 17 Aralık 1907 yılında 83 yaşındayken yaşamını yitirdi.

48. Charles Wheatstone

6 Şubat 1802 tarihinde İngiltere’nin Barnwood kentinde dünyaya gelen Charles Wheatstone, İngiliz bir mucit ve bilim insanıdır. Temel eğitimini Londra’da bulunan bazı okullarda tamamlayan Wheatstone, 14 yaşına geldiğinde enstrüman üreticisi ve satıcısı olan amcasının yanında işe başladı. Kitap okumayı çok seven Wheatstone, Volta’nın elektrik alanındaki çalışmalarını okumaya başladı. Evin arkasındaki bir odada Volta’nın deneylerini tekrarlayarak gözlemler yapan Wheatstone, elektrikle ilgili çalışmalar yapmaya başladı. 1836 yılında Kraliyet Cemiyetine giren Wheatstone, 1859’da da İsveç Kraliyet Bilimler Akademisine yabancı üye olarak kabul edildi. 1868 yılında otomatik telgrafı icat eden Wheatstone, bu buluşuyla birlikte Şövalye ilan edildi. 1873 yılında da Fransız Bilimler Akademisine yabancı üye olarak kabul edildi. Akordeon enstrümanının mucidi olan Wheatstone aynı zamanda Wheatstone köprüsü adı verilen bir elektrik devresiyle de bilinir. Charles Wheatstone, 19 Ekim 1875 yılında 73 yaşındayken Fransa’nın Paris kentinde yaşamını yitirdi. Royal Madalyası, Albert Madalyası ve Copley Madalyası sahibidir.

49. William Nicholson

13 Aralık 1753 tarihinde İngiltere’nin Londra kentinde dünyaya gelen William Nicholson, İngiliz bir kimyagerdir. Eğitim hayatına Yorkshire’da başlayan Nicholson daha sonra Hindistan ve Çin’de asteğmen olarak görev yaptı. 1775 yılında Amsterdam’a taşınan Nicholson, 1781’de ilk kitabını yayınladı. 1789 yılında da Kraliyet Cemiyetine elektrikle ilgili iki adet makale gönderdi. Çeşitli makineler icat eden Nicholson, 1798 yılında hidrometre ve aerometreyi icat etti. Elektrolizin mucidi olarak kabul edilen William Nicholson, gelecekte Davy, Faraday ve Arrhenius tarafından yapılacak olan keşiflere zemin hazırlamıştır. Aynı zamanda günümüzdeki atom fiziğinin temellerini atmıştır. William Nicholson, 21 Mayıs 1815 tarihinde kendi doğum yeri olan İngiltere’nin Londra kentinde yaşamını yitirdi.

50. Vladimir Zworykin

29 Temmuz 1888 tarihinde dünyaya gelen Vladimir Zworykin, Rus – Amerikalı mühendis ve mucittir. Petersburg Teknoloji Enstitüsünde eğitim gören Zworykin 1912 yılında mezun oldu. Ardından eğitimine Paris’te devam etti ve x ışınları üzerine eğitim aldı. 1919 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne göç eden Zworykin, orada kalmaya karar verdi. ABD’de Westinghouse laboratuvarında işe giren Zworykin, burada televizyonla ilgili deneylere katılma fırsatını yakaladı. Televizyonun geliştirilmesinde büyük katkıları olan Zworykin, tarihte televizyon başlıklı patent başvurusu yapan ilk kişidir. Televizyonun icat edilmesinin önünü açan en önemli buluşlardan ikisi olan ikonoskop ve kinoskop da gene Vladimir Zworykin tarafından icat edilmiştir. Televizyonun icat edilmesindeki süreçlerin çeşitli yerlerinde daha farklı bilim insanlarının da katkısı bulunmaktadır. Ancak süreçteki en büyük katkıya sahip olan Zworykin, günümüzde televizyonun mucidi olarak kabul edilir ve televizyonun babası olarak bilinir. Vladimir Zworykin, 29 Temmuz 1982 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Princeton kentinde yaşamını yitirdi. Mezarı ise aynı şehirde yer alan Princeton Mezarlığında bulunmaktadır.

51. John Bardeen

23 Mayıs 1908 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Madison kentinde dünyaya gelen John Barden, Amerikalı bir fizikçidir. Nobel fizik ödülünü iki kere alma başarısını gösteren tek kişi olan Bardeen, süper iletkenler üzerine yaptığı çalışmalar ve BCS kuramı ile bilinir. Gençlik yıllarında Madison Merkez Yüksekokulunda okuyan Bardeen, 1923 yılında buradan mezun olduktan sonra Wisconsin Üniversitesine girerek elektrik mühendisliği okumaya başladı. Matematik ve fizik üzerine de eğitimler gören Bardeen, 1928 yılında Wisconsin Üniversitesinden mezun olduktan sonra Western Elektrik Şirketinde çalışmaya başladı. 1938 yılına gelindiğinde Minnesota Üniversitesine öğretim görevlisi olarak girerek dersler vermeye başlayan Bardeen, 1943’te Manhattan Projesi için davet alsa da bu projeye katılmayı reddetti. 1956 yılında yarı iletken çalışmaları ve transistörün icadıyla Nobel Fizik Ödülü ile onurlandırılan Bardeen, 1972 yılında da BCS kuramıyla ikinci kez Nobel Fizik Ödülü almayı başardı. BCS kuramı, süper iletkenliğin temelini oluşturan ve nükleer fizik ile atom fiziği gibi alanlarda çeşitli etkileşimlerin belirlenmesinde kullanılmaktadır. John Bardeen, 30 Ocak 1991 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Boston kentinde kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Mezarı ise doğum yeri olan Madison’daki Forest Hill Mezarlığında bulunmaktadır.

52. Wilhelm Eduard Weber

24 Ekim 1804 tarihinde Almanya’nın Lutherstadt Wittenberg kentinde dünyaya gelen Wilhelm Eduard Weber, Alman bir fizikçidir. Weber, elektromanyetizmaya yaptığı katkılarla tanınan bir bilim insanıdır. İlk eğitimini bir profesör olan babasından alan Weber, daha sonra Gramer Okulunda eğitimine devam etti. Ardından üniversite okuyan Weber, 1831 yılında Göttingen Üniversitesinde fizik profesörü oldu. Weber, farklı ders tarzı ile hızla tanınmaya başladı. Fiziği günlük hayatta kullanılabilecek şekilde anlaşılır bir yöntemle öğretiyordu. Bunun için üniversitenin laboratuvarında öğrencilerine sürekli olarak deneyler yaptırıyordu. 1838 yılında insanın yürüme mekanizmasını ele alan bir çalışma yayınladı. İlk elektromanyetik telgrafın mucidi olarak bilinen Weber, 1833 yılında Fizik Enstitüsü ile gözlemevini birbirine bağlayan telgraf sistemini kurdu. Aynı dönem siyasi sebeplerle görevden alınan Weber, 1843 yılında Leipzig Üniversitesinde işe başladı. 1855 yılında İsveç Kraliyet Bilimler Akademisine yabancı üye olarak kabul edilen Weber, 1856 yılında Rudolf Kohlrausch ile birlikte yaptığı çalışmada elektrostatik birimlerin elektromanyetik birimlere oranının, o zamanlar bilinen ışık hızının değerine uyan bir sayı ürettiğini ortaya koydu. Ayırca ışık hızının göstermek için “c” harfinin kullanıldığı ilk makale 1856 tarihinde Weber tarafından yayınlandı. Weber aynı zaman manyetik akı birimine kendi adını vermiştir. Wilhelm Eduard Weber, 23 Haziran 1891 tarihinde Almanya’nın Göttingen kentinde yaşamını yitirdi.

53. Guglielmo Marconi

25 Nisan 1874 tarihinde İtalya’nın Bolonya kentinde dünyaya gelen Guglielmo Marconi, İtalyan bir elektrik mühendisi ve mucittir. Telsiz telgraf sistemine yaptığı katkılar ve Marconi Kanunu ile bilinen Marconi, aynı zamanda radyonun mucidi olarak bilinen kişiler arasında yer alır. Soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Marcon, eğitimini evde özel hocalardan aldı. Fizik, kimya ve matematik konularında küçük yaşta büyük bilgilere sahipti. Gençliğinden beri elektriğe meraklı olan Marconi, 1890’lı yıllarda telgrafı kablosuz şekilde kullanabilme üzerine kafa yormaya başladı. Henüz 20 yaşına geldiğinde radyo dalgaları üzerine çalışmalar yapmaya başlayan Marconi, bir gece kablosuz bir şekilde tamamen radyo dalgalarını kullanarak odanın diğer ucunda bulunan zili çaldırmayı başardı. Bu çalışmalarını genişleten Marconi, önce kablosuz telgraf daha sonra da radyoyu icat etti. Radyo ve kablosuz telgraf alanında birden fazla bilim insanının katkısı olduğu bilinse de bu katkıların en önemlilerinin Marconi tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. Ayrıca Marcon, radyo alıcılarının (anten) yüksekliğiyle radyo yayını arasında bulunan maksimum sinyal mesafesini tespit etmeyi sağlayan Marconi Kanununu da ortaya koymuştur. Marconi bilim dünyasına katkılarından dolayı; Matteucci Madalyası, Nobel Fizik Ödülü, Albert Madalyası, Franklin Madalyası, IEEE Onur Madalyası ve John Fritz Madalyası ile onurlandırılmıştır. Guglielmo Marconi, 20 Temmuz 1937 tarihinde İtalya’nın Roma kentinde yaşamını yitirdi.

54. Joseph Swan

31 Ekim 1828 tarihinde İngiltere’nin Sunderland kentinde dünyaya gelen Joseph Swan, İngiliz bir kimyager ve fizikçidir. Çocukluğuna maddi zorluklar nedeniyle okuldan ayrılmak zorunda kaldı. Bunun üzerine bir eczanede çırak olarak işe başladı. Ardından fotoğraf levhaları üzerine çalışan bir şirkette işe başlayan Swan, birkaç yıl içerisinde bu şirkete ortak oldu. Bu şirket bünyesinde pek çok çalışma yapan Swan, buradaki icatları için çok sayıda patent aldı. Başarılı bir mucit ve iş adamı olan Swan, karbon flamanlı elektrik ampulünü ilk icat eden kişi olarak bilinir. 1894 tarihinde Kraliyet Cemiyetine kabul edilen Swan, 1904 yılında ise Sir unvanı ile onurlandırılmıştır. Joseph Swan, 27 Mayıs 1914 tarihinde İngiltere’nin Surrey kentinde yaşamını yitirdi.

55. Jack Kilby

8 Kasım 1923 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Kansas Eyaletine bağlı Great Bend kentinde dünyaya gelen Jack Kibly, Amerikalı bir mucit, bilim insanı ve elektrik – elektronik mühendisidir. Illionis Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden 1947 yılında mezun olan Kilby, yüksek lisansını ise Milwaukee Üniversitesinde 1950 yılında tamamladı. 1958 yılında Texas Instruments’da işe giren Kilby, burada çalışırken toplu halde yarı iletken malzeme üretilebilmesinin bir yolunu buldu. İş camiasında büyük saygınlık elde eden Kilby, entegre devrenin mucidi olarak bilinir. 1970 yılında çalıştığı yer ile anlaşma yaparak bağımsız mucitliğe başladı. 1978 yılında Texas Üniversitesinde profesör olarak göreve başlayan Kilby, 1983 yılında 25 yıldır çalıştığı Texas Instruments’dan emekliye ayrıldı. Jack Kilby, 2000 yılında Nobel Fizik Ödülü ile onurlandırılmıştır. Elektrik elektronik alanlarına yaptığı büyük katkılar nedeniyle çok sayıda ödülü bulunan Jack Kilby, 20 Haziran 2005 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Dallas kentinde yaşamını yitirdi.

56. John Ambrose Fleming

29 Kasım 1849 tarihinde İngiltere’nin Lancaster kentinde dünyaya gelen John Ambrose Fleming, İngiliz bir fizikçi ve elektrikçidir. 1877 yılında St. John’s Kolejine giren ve buradan 1881 yılında mezun olarak lisansını alan Fleming, aralarında Cambridge Üniversitesinin de bulunduğu çeşitli üniversitelerde ders vermeye başladı. 1892 yılında Londra’da bulunan Elektrik Mühendisleri Enstitüsüne elektrik transformatörü üzerine yazılmış bir çalışma sunan Fleming, 12 Aralık 1901 tarihinde Atlantik boyunca radyo yayını ileten ilk radyo vericisini tasarladı. Ayrıca fizikteki sağ el kuralının mucidi olarak bilinen Fleming; fotoğraf, resim ve dağcılık gibi hobilere sahipti. İlk radyo vericisini tasarlayarak teknoloji dünyasına büyük katkılar sunan Fleming; 1910 yılında Hughes Madalyası, 1921 yılında Albert Madalyası, 1928 yılında Faraday Madalyası, 1930 yılında Duddell Madalyası, 1933 yılında IRE Onur Madalyası ve 1935 yılında Franklin Madalyası ile onurlandırılmıştır. John Ambrose Fleming, 18 Nisan 1945 tarihinde 95 yaşındayken İngiltere’nin Devon kentinde yaşamını yitirdi.

57. Galileo Ferraris

31 Ekim 1847 tarihinde günümüzde İtalya sınırları içinde yer alan Sardunya Krallığı’nın Livorno Vercellese kentinde dünyaya gelen İtalyan elektrikçi ve fizikçidir. Ferraris’in dünyaya geldiği kent günümüzde kendi adını almıştır ve Livorno Ferraris olarak bilinmektedir. 1885 tarihinde dönen manyetik alanlar üzerinde çalışmalar yapan Ferraris, daha sonra asenkron elektrik motorlarıyla çok sayıda deney yaptı. Galileo Ferraris, alternatörün mucidi olarak bilinir. Aynı zamanda Ferraris, iki fazlı asenkron motoru icat eden kişidir. Sadece elektrik değil aynı zamanda optik alanında da önemli çalışmaları bulunan Galileo Ferraris, 7 Şubat 1897 tarihinde 49 yaşındayken yaşamını yitirdi.

58. Jacques Curie

29 Ekim 1856 tarihinde Fransa’nın Paris kentinde dünyaya gelen Jacques Curie, Fransız bir fizikçi ve mineralogdur. 1883 yılında, Montpellier Üniversitesinde mineraloji profesörü olarak göreve başlayan Curie, daha sonra Cezayir Bilim Okulunda dersler vermeye başladı. 1880’li yıllarda yaptığı çalışmalarda piezoelektrik alanında o zamana kadar bilinmeyen mekanizmaları ortaya koydu. Yapmış olduğu çalışmalar gelecekteki başka çalışmalara ışık tutan Curie, elektrik alanında önemli bir isim olarak bilinir. Jacques Curie, 19 Şubat 1941 tarihinde Fransa’nın Montpellier kentinde yaşamını yitirdi.

59. Hendrik Lorentz

18 Temmuz 1853 tarihinde Hollanda’nın Arnhem kentinde dünyaya gelen Hendrik Lorentz, Hollandalı bir fizikçidir. Temel eğitim hayatından sonra Hogere Burgerschool’da okumaya başladı. Özellikle fizik, matematik, Almanca ve Fransızca derslerinde çok başarılı bir öğrenciydi. 1870 yılında Leiden Üniversitesinde lisans eğitimi almaya başladı. 1875 yılında doktorasını alan Lorentz, 1877 yılında aynı üniversitede fizik dersleri vermeye başladı. 1881 yılında Hollanda Kraliyet Sanat ve Bilim Akademisine kabul edildi. Özellikle manyetizma, elektrik ve fizik alanındaki çalışmalarıyla bilinen Lorentz, kendi adını taşıyan Lorentz Kuvveti ile ün kazanmıştır. Lorentz kuvveti, Albert Einstein’ın özel görelilik kuramının temelini oluşturan ve yüklü bir parçacık üzerine etki eden birleşik elektrik ve manyetik kuvvetleri ifade eden bir kuvvettir. 1896 yılında Pieter Zeeman, Zeeman Etkisini keşfetti. Lorentz ise Zeeman Etkisinin deneysel çalışmasını ve teorik yorumunu yaparak bu etkinin herkes tarafından anlaşılmasını sağladı. Bu çalışma nedeniyle 1902 yılında Zeeman ve Lorentz Nobel Fizik Ödülü ile onurlandırıldı. Hendrik Lorentz ayrıca; Rumford Madalyası, Franklin Madalyası ve Coopley Madalyası ile de ödüllendirilmiştir. Hendrik Lorentz, 4 Şubat 1928 tarihinde 75 yaşındayken Hollanda’nın Haarlem kentinde yaşamını yitirdi. Mezarı da aynı kentte yer alan Haarlem Genel Mezarlığında bulunmaktadır.

Diğer Sayfalar

Statik Elektrik Nedir?Elektriği Kim Buldu? Elektrik Nasıl Keşfedildi?Nükleer Atık Nedir? Radyoaktif Atık Nedir?Amper Nedir?Andre-Marie Ampere Kimdir?Voltaj Nedir? Elektrik Akımı Nedir?Elektrik YüküWatt Nedir?James Watt Kimdir?Nükleer EnerjiGeorg Simon OhmIsaac NewtonSıfır Daire Elektrik AboneliğiManyetik Alan Nedir?Doğal Gaz Nedir?Radyasyon Nedir?Bobin Nedir?James Clerk Maxwell Kimdir?Gauss Yasası Nedir?Elektrik Potansiyeli Nedir?Nükleer Enerji Mühendisi Nedir?Maxwell Denklemleri Nedir?Carl Friedrich Gauss Kimdir?Elektrik Birimleri Nelerdir?Nükleer Reaktör Nedir?Elektromanyetik Nedir?Coulomb Yasası Nedir?Elektrik Alanı Nedir?Elektrostatik Nedir?Volta Pili Nedir?Alessandro Giuseppe Antonio Anastasio Volta Kimdir?En İyi Doğal Gaz SobasıHendrik Casimir Kimdir?Doğal Gaz Sobası Nedir?Albert Einstein Kimdir?Thomas Edison Kimdir?Nikola Tesla Kimdir?Işık Hızı Nedir?Jeneratör Nedir?Transistör Nedir?Jeneratörün Ana Parçaları Nelerdir?Türkiye'de Doğal GazPil Nedir?Manyetik Kuvvet Nedir?Wattmetre Nedir?Manyetizma Nedir?Elektrik Kablo Çeşitleri Nelerdir?Ohm Kanunu Nedir?Mıknatıs Nedir?Diyot Nedir?Ampermetre Devreye Nasıl Bağlanır?Elektrik Topraklama Nedir?Elektromıknatıs Nedir?Elektrikli Battaniye Nedir?Elektriksel İletken Nedir?Termik Santral Nedir?Termosifon Nedir?Ampul Nedir?Ampermetre Nedir?Buat Nedir?Dalga Enerjisi Nedir?Uzatma Kablosu Nedir?Elektrik Kablosu Renkleri ve Anlamları Nedir?Elektrikli Bisiklet Nedir?Elektrik Yangını Nasıl Çıkar?Edwin Hall Kimdir?Hall Olayı ya da Etkisi Nedir?Elektrik Kazaları Nasıl Önlenir?Michael Faraday Kimdir?Kısa Devre Nedir?George Westinghouse Kimdir?Doğal Gaz Sayacı Nedir?Isı Yalıtımı Nedir?Doğal Gaz Kaçağı Nasıl Anlaşılır?Doğal Gaz Tasarrufu Nasıl Yapılır?Elektrik Çarpması Nedir?Hidrolik Enerji Nedir?Alternatif Enerji Kaynakları Nelerdir?Doğal Gaz AcilDoğal Gaz Alarmı Nedir?Sir Adam Beck Kimdir?Elektrik ile İlgilenen Bilim AdamlarıFırın Ne Kadar Elektrik Harcar?Röle Nedir?
İlgili İçerikler